16/5/2007 - KıRmıZI YaŞaMaK!

Bir gül kırmızı da hayat buldu.Mavi göğün sonsuz derinliklerini hissettirdi bize...Beyaz saflığın simgesiydi.Siyahsa koyulukla eşdeğerdi.
Yalanın bile beyazı vardı,hayâlin pembesi...Herkes dünyasında bir renk seçmişti kendine.İlkbahar çiçekleriyle geldi,rengarenkti. Kış beyazla örttü yeryüzünü.Sonbahar sararttı dünyayı,yaprakları düşürdü...
Bir bukalemun çevreye uyum adına renkten renge girdi.Çocuklar renk tutarak oynadı bütün oyunlarını.Söylenilen rengi bulamayan
oyunu kaybetti.Bir fiziki haritaya bile renkler can verdi.Kırmızıydı aşkın rengi,bu yüzden kalp kırmızı olmayı seçti.Gün turuncuda son buldu,siyahı seçti akşam.Sıradan olamadı hiçbir zaman dünya-ki insanlar aynı değildi.-
Bir ressam sarıyla maviyi karıştırarak ispatladı çimenin varlığını.
Küçük bir erkek çocuk giymez olmuştu pembe kıyafeti kız rengi
diye.Mavi olmalıydı adam olanın kıyafeti.Renklerin dili vardı,insanlar bu dille renklendirmişti dünyalarını.Siyah karamsardı.Beyaz saflık,mor enerji doluydu.Kırmızı aşkın rengiydi geçmişten bugüne...Sarı ayrılık rengiydi,mavi gökle özdeşleşmişti.
Dünyanın bir ucunda kırmızı kokuyordu her taraf.Kan kırmızı savaş vardı orda...bir çocuk babasının ölümünü soludu,siyahları seçti kendine...Birinin seçecek rengi bile yoktu.Göremiyordu gözleri...O anda kırmızı olduğunu bilemediği gülü sevdiğine verdi.
Kırmızı yaşıyordu artık.Buna kim engel olabilirdi?????
|